Eleştirilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eleştirilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2021 Cuma

Manga Okumak?

 


Manga okumayı, anime izlemeyi sever misiniz?
Aslında ben ikisini de çok seviyorum ama her zaman anime izleyemiyorum, film şeklinde bulursam izliyorum. Çünkü genel olarak pek dizi izlemiyorum. Eğer  izleyeceksem bütün diziyi bir oturuşta bitirmek isterim. Ancak toplu halde bu kadar fazla zamanım olmuyor. Eğer bir oturuşta izleyemezsem de aklım hep dizide kalıyor. Ders çalışırken falan aklım oraya gidiyor. Kitaplarda da böyle bu. Kitap sürükleyici ise bütün işlerimi bırakıp okumaya başlıyorum. Ertesi gün 5 sınavım olsa bile:)

Manga okumayı anime izlemekten daha çok seviyorum. Çünkü birkaç resim ve birkaç diyalogun kafamdaki hikayeyi oluşturması beni çok etkiliyor. Manga hakkında en sevmediğim şey ise çok çabuk bitmesi. Bir mangayı ortalama 25-30 dakikada okuyorum ancak yeni cildinin çıkması 2-3 ayı buluyor. Beklemek bazen çok zor oluyor (özellikle manga heyecanlı bir yerde bitmişse). 

Benim ilk okumaya başladığım manga Gençlik Yolculuğu. Bu mangayı çok sevdiğim için blogumun adını Gençlik Yolculuğu koydum. Aslında orijinalinde 13 cilt. Ancak henüz 7'si Türkçeye çevrildi. Diğer ciltleri merakla bekliyorum. Sizin de okumanızı tavsiye ederim. Aslında klasik bir lise aşkı hikayesi tadında olsa da hikayedeki bazı detaylar sizi kendine çekiyor. Mesela ana karakter Futaba. Nedense kendimle çok özdeşleştirdim onu.

Bu arada şunu söylemeliyim ki Gençlik Yolculuğu bir shōjo manga. Yani hedef okuyucu kitlesi genç kızlar. Ama bu genç kızların dışındakilerin okuyamayacağı anlamına gelmiyor tabii ki de.

Okuduğum diğer mangalar ise Death Note ve Another. Another'ı bitirdim ancak Death Note'un bazı ciltleri tamamen tükenmiş ve seriyi bitirmek için yayınevinin onları yeniden basmasını beklemek zorundayım. Çünkü hiçbir yerde yoklar. Ne bir internet sitesinde ne de bir kitap mağazasında bulabildim. En son okuduğum cilt de çok güzel bir yerde bitmişti ama devam edebilmek için aylardır bekliyorum ve bir bu kadar da bekleyeceğim gibi görünüyor.

15 Mayıs 2020 Cuma

Gizliden Gizliye 1984



Geçenlerde birkaç arkadaşım ve bir öğretmenimle birlikte 1984 kitabı üzerine konuşmak için bir canlı yayın açtık. Aslında bu tarz kitap sohbetleri yapmak çok iyi oluyor çünkü farklı bakış açılarından olaylara tekrar göz atabiliyorsunuz.

Biraz konuştuk, mesela Goldstein'ın yazdığı iddia edilen kitabın aslında O'Brien tarafından yazıldığı hiç aklımın ucundan geçmemişti. Bunu canlı yayınımızda öğrendim.

Ama en çok dikkatimi çeken şey, ''Acaba dünya düzeni gerçekten gizliden gizliye 1984'e doğru gidiyor mu?'' konusu oldu. Şuanda Corona sebebiyle izolasyon alanınızdan çıkarsanız size mesaj gelebiliyor, hastalığın yoğun olduğu yerlerin takibi için konumlarımız belirleniyor. Tabii ki de bu bizim sağlığımız ve iyiliğimiz için. Ancak başka ülkelerde bu teknolojilerin ne amaçla kullanıldığını bilemeyiz. Ya da en basiti sosyal medyada kendimize ait her türlü bilgiyi paylaşabiliyoruz, adeta ''Ben buradayım!'' diye bağırıyoruz. Bir bakıma bütün bilgilerimizi gözler önüne seriyoruz.  Bu da akıllara bu soruyu getirmiyor değil, ''1984 gerçek olabilir mi?''.


Düşüncelerinizi yorum kısmında belirtmeyi unutmayın:)

7 Mayıs 2020 Perşembe

Wattpad ve Sanal Kitaplar

Bildiğiniz üzere, internetten kitap okumak çok yaygın bir hale geldi.Hal böyle olunca internetten kitap yazan birçok insan ortaya çıkıverdi.

Öncelikle bunu çok hoş bulmadığımı belirtmek istiyorum. Herkesin aklına estiği gibi kitap yazmaya kalkışması hatta ve hatta yayınlandıkları platformlar üzerinden bu kitapların yayınevleri tarafından keşfedildikten sonra hiçbir edebi değerleri olmadığı halde sadece kitlesinin gücüne güvenilerek basılması beni rahatsız ediyor açıkçası. Tabii ki genelleme yapıyorum. Bu platformlar yetenekli bazı insanların keşfedilmesi için harika birer fırsat. Kendi deneyimlerimden bahsedecek olursam Wattpad üzerinden yayınlandıktan sonra basılan birkaç kitabı okudum ve bu yorumu ona göre yapıyorum. Neyse ki okuduğum kitapların hiçbiri kötü değildi. Çevremdeki insanların yorumlarına güvenerek bu kitapları okudum ve yetenekli genç yazarlara denk geldim.Bu beni mutlu etti tabii ki çünkü kötü olarak nitelendirdiğimiz kitapları okuduktan sonra eminim hepimize kitap okuma konusunda bir isteksizlik geliyordur, ki bana geliyor, bu durumu yaşamamak için faydalı bulmadığım kitapları okumamaya çalışıyorum. Etkili olabiliyor.

Dediğim gibi güzel kitaplar çıkıyor ancak kötü olanları gerçekten internet üzerinden okunma sayısı görüldükten sonra 'bu kitap satar' mantığıyla basılıyor. Genellikle aileler çocuklarının ellerinde kitapları gördüklerinde gerçekten seviniyorlar. Çünkü çocuklarının kitap okuduklarını düşünüyorlar. Ancak öyle kitaplar basılıyor ki inanın bana okunmasalar daha iyi. Her kitap yararlı değildir. İnsanlara bunu anlatmak zor olabiliyor.

İnternet üzerinden kitap yazma ve onları okuma konusundan sonra bir de kitapları PDF şeklinde okuma konusu var. Şahsen ben bunu çok zorunda kalmadıkça tercih etmiyorum. Kitabın sayfalarının kokusunu duymak, onlara dokunmak beni daha mutlu ediyor ancak zorunda kaldığım zamanlar da olmuyor değil. İnsanları bu yolu seçtikleri için yargılamamak gerek. Kitaplar artık gerçekten pahalı ve insanlar, her şeyde olduğu gibi, kitap almak için de indirimleri, fuarları beklemek zorunda kalıyorlar. (ben de dahil) Bu açıdan bakarsak PDF kitaplar hem daha hızlı hem de daha ucuz ulaşım sağlıyor. Evet, belki işimizi görüyor ama bence kitap okumanın yerini tutmuyor.

Sonuç olarak sanal platformlar üzerinden eserler oluşturulmasına karşı değilim. Dediğim gibi birçok başarılı, yetenekli yazarın keşfedilmesinde yardımcı olan etkenlerden biri. Ancak her insanın kontrolsüzce bu platformda yazı yazabilmesi, üstüne üstlük bu yazıların çok okunma almalarının ardından içeriği kontrol edilmeden, sadece maddi gelir düşünülerek basılmasını hoş bulmuyorum. PDF kitaplara gelince bunlar tabii ki de çok yararlı olabiliyorlar ancak kitabın yerini tutmuyorlar.


Okuduğunuz için teşekkür ederim.